collapse collapse
* Bilgileriniz
 
 
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

* Reklam

* Online Üyeler
  • Nokta Ziyaretçi: 5
  • Nokta Gizli: 0
  • Nokta Üye: 0

Çevrimiçi kullanıcı bulunmuyor.

* İstatistikler
  • stats Toplam Üye Sayısı: 1031
  • stats Toplam Mesaj Sayısı: 7745
  • stats Toplam Konu Sayısı: 3094
  • stats Toplam Kategori: 17
  • stats Toplam bölüm : 330
  • stats En çok çevrim içi: 49

* Hızlı Arama


* Yönetim Ekibi
B@ron admin B@ron
Baskan
go_mystery gmod go_mystery
Administrator
admin gmod admin
Administrator
kptkemal gmod kptkemal
Administrator
sweet_blue gmod sweet_blue
Administrator
wolvarine gmod wolvarine
Co-Admin
Plus64 gmod Plus64
Grafiker

* Reklam

Jamekan' a Hoşgeldiniz!

Jamekanda herşey full.
Programlar, Filmler, Diziler, Oyunlar, Eğitimler, Dersler, Ödev-Tez Arşivi ve daha fazlası.


xx Cars - Arabalar Saundtrack | 30 Tem 10
mkonder
22:14:51 Gönderen: mkonder
Görüntülenme: 7 | Yorumlar: 0







Cars (2006) Soundtrack

Release Date..: 2006-06-06
Source..........: CD
Style............: Soundtrack
Record Label..: Walt Disney
Runtime........: 57 minutes, 36 seconds
Size.............: 80.3 MB
Quality.........: 192 kbps avg / 44.1KHz / Joint Stereo
Format.........: MP3
Cover Art......: Yes

Tracklist:
1. "Real Gone" - Sheryl Crowe (3:21)
2. "Route 66" - Chuck Berry (2:51)
3. "Life is a Highway" - Rascal Flatts (4:36)
4. "Behind the Clouds" - Brad Paisley (4:09)
5. "Our Town" - James Taylor (4:07)
6. "Sh-Boom" - The Chords (2:25)
7. "Route 66" - John Mayer (3:24)
8. "Find Yourself" - Brad Paisley (4:11)
9. Opening Race (2:04)
10. McQueen's Lost (2:28)
11. "My Heart Would Know" - Hank Williams (2:26)
12. Bessie (0:58)
13. Dirt is Different (1:27)
14. New Road (1:17)
15. Tractor Tipping (1:21)
16. McQueen and Sally (2:00)
17. Goodbye (2:42)
18. Pre-Race Pageantry (1:30)
19. The Piston Cup (1:52)
20. The Big Race (3.07)



Linklerin Gorulmesine Izin Verilmiyor
Linki Gorebilmek Icin Uye Ol veya Giris Yap



Linklerin Gorulmesine Izin Verilmiyor
Linki Gorebilmek Icin Uye Ol veya Giris Yap





xx 300 Spartalı Saundtrack | 29 Tem 10
mkonder
22:26:57 Gönderen: mkonder
Görüntülenme: 28 | Yorumlar: 3



300 SPARTALI FİLM MÜZİKLERİ

1. To Victory        
2. The Agoge        
3. The Wolf        
4. Returns A King        
5. Submission        
6. The Ephors        
7. Cursed By Beauty        
8. What Must A King Do?        
9. Goodbye My Love        
10. No Sleep Tonight        
11. Tree Of The Dead        
12. The Hot Gates        
13. Fight In The Shade        
14. Come And Get Them        
15. No Mercy        
16. Immortals Battle        
17. Fever Dream        
18. Xerxes' Tent        
19. Tonight We Dine In Hell        
20. The Council Chamber        
21. Xerxes' Final Offer        
22. A God King Bleeds        
23. Glory        
24. Message For The Queen        
25. Remember Us



Linklerin Gorulmesine Izin Verilmiyor
Linki Gorebilmek Icin Uye Ol veya Giris Yap



Linklerin Gorulmesine Izin Verilmiyor
Linki Gorebilmek Icin Uye Ol veya Giris Yap







xx Amazonlar | 29 Tem 10
mkonder
22:15:24 Gönderen: mkonder
Görüntülenme: 10 | Yorumlar: 1

Amazonlar;

Anadolu'nun mythos'a katkıları salt efsane, uydurulmuş masal değildir. Anadolu kaynaklı efsanelerin hemen hepsi olmuş olayları yansıtır, yaşamış kişileri konu alır. Bu yüzdendir ki bir gerçek payı ve tarihsel bir nitelik taşırlar. İzlerine destanlarda olduğu kadar, tarihçilerin ve coğrafyacıların eserlerinde rastlamamız bunu kanıtlar.

Amazon'lar bu gerçeğin en belirgin örneğidir, çünkü efsaneleri yalnız bir olayı değil, bütün bir düzeni dile getirir. Anadolu bin yıllarca anaerkil bir toplum düzeni içinde yaşamış ve bu düzenin simgesi olan Ana Tanrıça'ya değişik adlarla tapınmıştır. Amazon'lar işte bu düzenin kalıntılarıdır, babaerkil özellikte ve nitelikte olan Yunan mythos'unu bu kadar etkilemiş olmaları da ondandır.

Amazon'lardan dem vuran en eski kaynak Homeros'tur: "Erkek gibi Amazon'lar" der ve Bellerophontes'in onları yendiğini belirtir (Belîerophontes). Troya'nın önündeki bir tepede mezarı bulunan Myrrhine ise tanrılaşmış bir kahramana benzer, çünkü halk arasında adı başka, tanrılarca başkadır (Myrina).

Efsaneye göre Amazon'lar savaş tanrı Ares ile Harmonia'nın (ya da Aphrodite'nin) kızları sayılır. Savaşçı karakterleri böylece kaynaklarından da belli olan bu kadınlar ok ve yaydan başka bir de "labrys" denilen iki ağızlı baltayı silah olarak kullanırlar. Bu baltaya hem Girit'te, hem Hitit kabartmalarında rastlanır.

Amazon'ların at üstünde savaşmaları, atı yalnız arabaya koşmak için kullanan ilk Yunanlıları özellikle etkilemiş olsa gerek. Ho-meros'ta Myrina'ya "çok zıplayan, yüksek atlayan" denmesi acaba atlı bir tanrıça olmasından mıdır? Amazon'ların yayıldığı bölgelerle Hitit'lerin bulunduğu bölgelerin birbirini tutması da dikkati çekmekte. Amazon'ların Anadolu topraklarında bir Hitit kalıntısı, ya da Hitit'lerle ilgili bir anı olabileceği varsayımını bazı bilginlerde, özellikle Halikarnas Balıkçısı'nda uyandırmıştır.

Amazon adının kökeni de yazarlarca şöyle açıklanır: Amazon, yani memesiz demekmiş, adın nedeni de bu savaşçı kadınların yayı göğüslerine rahatça dayayabilmek için bir memelerini kesip çıkarmaları imiş. Amazon'ların erkek gibi oluşu, savaşçı bir kadın topluluğu olmalarından ileri gelir. Başlarında hiçbir erkek bulunmadan kendi kendilerini yöneten Amazon'lar önder olarak bir kraliçe tanırlar, nitekim birçok kraliçelerinin adı geçer efsanede.

Erkekleri yanlarında köle ya da uşak olarak bulundururlar, onlarla cinsel alışveriş kurup çocuk doğururlar, ama erkek çocuklarını sakat eder ya da öldürürler, yalnız kız çocuklarını yetiştirip aralarına alırlar. Bu tutum Anadolu'ya gelen Yunanlıları çok şaşırttığı içindir ki, Amazon'ları anlatmakla bitiremezler.

Yurtları üstüne kaynaklar birbirlerini pek tutmaz. Çoğu efsanelerde Amazon'lar Karadeniz'de Thermodon (Terme) çayının kıyısında Themiskyra şehrini kurmuşlar ve orada oturmaktadırlar. Bu şehir bugünkü Fatsa ya da Ordu yakınında olsa gerek. Argonaut'lar Kolkhis'e varmadan onlarla karşılaşırlar. Başka kaynaklar onları Kafkas eteklerine, Trakya'ya ya da güney İskitya'da Tuna ağzına yerleştirirler. Anadolu'da hemen her yerde adlarına rastlanması bu kaynakları yalancı çıkarmaktadır.

Amazon'ların tarih öncesi çağlarda Batı Anadolu'ya yayıldıktan sonra Yunanistan'a dek sokuldukları ve Atina önünde savaştıkları anlaşılmaktadır. Ege kıyılarında Amazon kraliçeleri tarafından kuruldukları söylenen şehirler şunlardır: Pitane, Myrina, Kyme, Gryneion, Smyrna. Ephesos ve Ptiene'nin ilk yerleşme yeri. Bir tanrıça sayılan Myrina'nın Lesbos (Midilli) adasına göçüp oranın başkenti Mytilene'yi de kurduğu söylenir. Birçok Amazon'un büyük efsane yiğitleriyle ilişkisi olmuştur: Hippolyte'nin Herakles, antiope'nin Theseus, Penthesileia'nın Akhilleus efsanesinde adı geçer.

Ephesos ve Smyrna şehirlerinin birer Amazon tarafından kurulduğu anlatılır. Bu savaşçı kadınlar kimi ozanların ezgilerinde Efes Artemis'i ile ilişkili olarak gösterilir: İskenderiye şairi Kallimakhos Artemis tanrıçaya övgüsünde cenkçi Amazon'ların Ephesos kıyısında tanrıçaya bir heykel diktiklerini ve çevresinde savaş raksı yaptıklarını, birbirine vuran kalkanlarının ta Sardes'te dek yankılandığını yazar.

Amazon'lar Ephesos'taki ünlü Artemis tapınağı ile de ilişkilidirler. Dünyanın yedi harikasından biri olan bu tapınağı Amazon'ların yaptığı ya da orada rahibelik ettikleri anlatılır. Anadolu'nun ana tanrıçası Kybele ile sıkı sıkıya ilişkili oldukları apaçık belli olan Amazon'ların efsaneleri de, tarihsel kimlik ve kişilikleri de ana tanrıça üstüne olan bilgilerimiz değerlendirildikçe açıklık ve kesinlik kazanacaktır



xx Atlantis | 29 Tem 10
mkonder
22:11:56 Gönderen: mkonder
Görüntülenme: 14 | Yorumlar: 1

Yunan ilkçağında mythos yaratma işine koyulmamış hiçbir yazar yoktur. Filozoflar bile bu çabaya katılırlar, en başta da Platon. Bazı diyologlarının sonunda, gerçekdışı ve gerçeküstü bir düzeni örnek olarak göstermek için canlandırdığı öbür dünya efsaneleri bir yana, Timaios ve Kritias diyaloglarında, başka hiçbir kaynakta izine rastlanmayan bir yitik ülke masalı uydurur. Bunu niçin yapar? Timaios'ta Atina'lı devlet adamı ve şair Solon'un Mısır'a gidişi anlatılır, Nil deltasında bulunan Sais kentinin rahipleriyle konuşur Solon, biri ona şöyle der (Tim. 22 b):

“— Ey Solon, Solon, siz Hellen'ler hep çocuk kalırsınız, yaşlanmış bir tek Hellen yoktur.

— Ne demek istiyorsun?

— Ruhunuz genç hepinizin, çünkü eski bir geleneğe dayanan ne bir görüşünüz var, ne de zamanla kocalmış bir bilginiz.”

Bu sözün doğruluğu en iyi mythos'ta görülür, zaman kavramı bilmez mythos, tarih dışı insan gerçeklerini yansıtmak, canlandırmak ve Atina devletine dokuz bin yıl öncesine kadar uzanan bir tarih yaratmak hevesine kapılmış olsa gerek. Her neyse, günümüze dek romanlara, filmlere konu olan ve tarihçilerle coğrafyacıların üstünde kafa patlattıkları Atlantis efsanesi, Timaios diyalogunda başlayıp, bitmemiş Kritias diyalogunda yarıda kalıyorsa da, şöyle Özetlenebilir:

Atlantis, Batıda Herakles sütunları (Cebelitarık) yoluyla Akdeniz'den Okeanos'a çıkıldığı yerde karşılaşılan büyük bir ada ve çevresindeki takımadalara verilen admış. Korkunç depremler sonucunda suların altına gömülen bu ada bir zamanlar Libya ile Asya'nın bir arada kapladıkları alandan daha yaygınmış. Dünyanın kuruluşunda tanrılar yeryüzünü aralarında paylaşırken, Atina, tanrılardan Athena ve Hephaistos'a, Atlantis de Poseidon'a düşmüş.

Atlantis yerlilerinden Euenor'un bir kızı varmış. Poseidon, bu kızı sevmiş, onu merkez adaya bir kaleye yerleştirmiş ve beş kuşak erkek çocuk yetiştirmiş onunla birlikte. Tanrı sonra adayı on bölgeye bölmüş, en büyük oğlu Atlas'ı hepsinin kralı olarak öbür oğulları arasında dağıttığı bölgelerin başına getirmiş. Atlantis bitkileri, hayvanları ve özellikle madenleriyle çok zengin bir ülkeymiş: altın, bakır, demir ve "oreikhalkos" (yani dağ bakırı) diye ateş gibi parlak bir madeni varmış; yöneticiler surlar, köprüler, kanallar ve tünellerle bezenmiş kentler, limanlar kurarak ülkeyi son derecede uygar bir hale sokmuşlar.

Ülkenin sosyal yapısı, askerlik durumu üstünde durup, başkentte yılda bir yapılan bir törene ve bu tören sırasında kesilen boğa kurbanlarına değindikten sonra, Kritias diyalogu birdenbire kesilir. Ancak Timaios diyalogunda Mısırlı rahibin ağzından öğrenilen Atina'nın dokuz, on bin yıl önce bu ülkeyle savaşa giriştiğidir. Atlantis fazla güç kazanmış ve Akdeniz'in büyük uluslarını köle durumuna sokacak bir saldırıya geçmiş de, Atina hem kendini, hem de bütün komşularını tek başına kurtarmış bu afetten. Ne var ki, bir gece deprem Atlantis'i haritadan şilince, Atina'nın oraya gönderdiği ordu Atlant'larla birlikte yok olur.

Atina'nın bu eski tarihi üstünde hiçbir bilgisi olmayışı, bu ünlü olayı bir Mısır’lı rahibin ağzından öğrenmesi bütün öyküyü Platon'un uydurduğu kanısını uyandırmakla beraber, insanda tuhaf bir izlenim bırakmaktadır. Hiçbir zaman çözülememiş bu gizdir ki, Timaios ile Kritias diyaloglarının ütopya, yani hayal beldeleri anlatan öyküler arasında özlü bir yer tutmasına yol açar



xx Yunan Mitolojisinde Devlet ve Tanrılar Savaşı | 29 Tem 10
mkonder
22:09:03 Gönderen: mkonder
Görüntülenme: 13 | Yorumlar: 1

Hesiodos Olympos tanrılarına kadar birbirini izleyen soyları, kuşakları, saydıktan sonra, şöyle der (Theog. 630 vd.):

“Titan tanrılarla Kronos oğulları ki birileri, mağrur Titan'lar, Othrys'de, öbürleri, tüm nimetleri verenler, Olympos'un tepesinde oturanlar, uzun zamandan beri savaşıyorlardı güçlü saldırılarla birbirlerine girerek. Yürekleri hınçla dolup taşarak tam on yıl cenkleşti durdular, bitip tükenmek bilmiyordu bu kavga, belli değildi kimin kazanacağı.”

Demek ki Zeus Kronos'u yenmekle egemenliği hemen ele alamadı, Olympos'luların saltanatı ancak kendilerinden önceki kuşakla on yıl süren bir savaştan sonra kurulabildi. Bu başarının da ancak Yüz Kollu Devlerin yeraltındaki hapislerinden çıkarılmalarıyla sağlanabildiği belirtilir. Othrys'le Olympos ikisi de Thessalia'nın birer yüksek doruğudur. Bu iki dağın tepesinden sürdürülen savaş Theogonia'nın en renkli, en devinekli sahnelerindendir (Theog. 666-735):

“Ogün tanrı ve tanrıça hepsi azgın bir cenk havası estirdiler, Hepsi, Titan tanrıları, Kronos oğulları ve Zeus'un gün ışığına çıkardığı güçlerine dayanılmaz azgın devler, Her birinin yüz kolu vardı onların omuzlarında heybetle savrulan, her birinin elli de kafası vardı güçlü bedenlerinin omuz başlarında. Dikildiler Titan'lara karşı korkunç savaşta koca ellerinde yalçın kayalarla. Titan'lar da atılıyordu şevkle sıra sıra, her iki taraf gösteriyordu var gücünü.

…Çevrede sonsuz deniz homurdanıyordu, Toprak kükredi birden gür sesiyle, engin gökler yankılanıp inildedi ölümsüzlerin saldırıları altında, koca Olympos sarsılıyordu temelinden, ağır bir deprem iniyordu Tartaros'a kadar karışarak gümbürtüsüne korkunç saldırışların savrulan kayaların, gürzlerin. Haykırışlarla yüklüydü atılan her şey, iki tarafın birbirine karışan sesleri yükseliyordu yıldızlı göklere kadar, korkunç bir kargaşaya dönerken boğuşmaları.

…Zeus da artık tutmaz oldu öfkesini. Yüreği dolar dolmaz öfkesiyle bütün gücünü salıveriyordu ortaya. Şimşekler saçıyordu gökten ve Olympos'tan, gürbüz elinden fırlayıp uçuyordu yıldırım gök gürültüleri arasında parıl parıl, sallayıp savuruyordu kutsal alevi gittikçe sıklaşan şimşeklerimle. Dört bir yanda, çatır çatır yanıyordu canlılara can veren Ana Toprak, bar bar bağırıyordu ateş alan ormanlar, kaynıyordu karalar ve ekinsiz denizler, yakıcı bir soluk sarıyordu yer oğlu Titanları koskoca alevler karışırken bulutlara; ne kadar güçlü de olsa Titan tanrılar kamaşıyordu gözleri şimşek ve yıldırımlardan, akıl almaz bir azgınlık sarmıştı evren boşluğunu, gözlerin gördüğü, kulakların işittiği göklerin yerle çarpışmasından doğabilecek görüntülere ve seslere benziyordu.

…Daha büyük olamazdı gümbürtü. Biri çökerken öteki üstüne düşse onun. Böylesine büyüktü gümbürtüsü birbiriyle cenkleşen tanrıların. Rüzgârlar da karışıp bu kaynaşmaya savuruyorlardı sarsılan toprağı karıştırıp birbirine tozları, Şimşekleri, yıldırımları, gümbürtüleri, büyük Zeus'un bu savaş silahlarını. Bir yandan öbür yana taşıyorlardı savaşların bağırış çağırışlarını. Yamandı gümbürtüsü bu korkunç savaşın ve yamandı gözlere sığmayan görüntüleri. Derken, herkes hışımla birbirine girmişken savaş duraklayıverdi birdenbire.

…Ama ön saftaki Kottos, Briareus, Gyes, savaşa doymayan bu yüz kollu devler azdırdılar yeni baştan savaşı: Üç yüz taş birden fırladı bu devlerin güçlü kollarından. Kapkara saldırılarla ezdiler Titan'ları, yol yol toprağın altına tıktılar onları, vurdular zincire yendiklerini ve gökler ne kadar uzaksa topraktan toprağın o kadar altına gömdüler onları. Bir örs gökten düşse dokuz gün, dokuz gece ancak onuncu günü varabilirdi yeryüzüne ve tunç bir örs düşse yeryüzünden ancak dokuz gün, dokuz gece sonra varabilir Tartaros'a.

…Tunçtan bir duvar çevirmiştir orayı, üç kat karanlık sarar dar boğazını, üstünde kökleri bitegelmiştir toprağın, ve ekinsiz, uçsuz bucaksız denizin, işte orada saklıdır Titan 7ar karanlıkta bulutları toplayan Zeus'un istemiyle. Güçleri yetmez çıkmaya oradan Poseidon kapamıştır tunç kapılan, dört bir yanda yükselir duvarları. Kalkan tutan Zeus'un buyruğuyla durur orada sadık birer bekçi gibi Gyes, Kottos ve coşkun yürekli Briareus.”



Sayfalar: [1] 2 3 ... 10


* Kategoriler

* En Fazla Mesaj
sweet_blue sweet_blue
2237 Mesaj
admin admin
1134 Mesaj
wolvarine wolvarine
859 Mesaj
B@ron B@ron
722 Mesaj
go_mystery go_mystery
714 Mesaj

* Son Mesajlar
Cars - Arabalar Saundtrack Gönderen: mkonder
[Dün 22:14:51]


300 Spartalı Saundtrack Gönderen: wolvarine
[29 Temmuz 2010, 23:00:00]


300 Spartalı Saundtrack Gönderen: B@ron
[29 Temmuz 2010, 22:49:44]


Yunan Miolojisinde Tanrıların(Olimpustakilerin) Genel Özellikleri Gönderen: sweet_blue
[29 Temmuz 2010, 22:41:07]


Olimpuslu 12 Büyük Tanrı Gönderen: sweet_blue
[29 Temmuz 2010, 22:40:36]


* Takvim
Temmuz 2010
Paz Pzt Sal Çrş Per Cum Cmt
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 [31]

Bugün için herhangi bir içerik bulunmuyor.

* En Popüler Bölümler

dev