Mesaj: #1 |
MİSAK-I MİLLİ ( ULUSAL YEMİN )
MİSAK-I MİLLİ ( ULUSAL YEMİN )
( 28 0CAK 1920 )
Esaslarını M.Kemal'in hazırladığı kararlar :
Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş , çoğunluğu Türk olan yerler parçalanamaz.
Kars, Ardahan, Artvin ve Batı Trakya'da halk oyuna başvurmalıdır. * Bu bölgelerde Türk nüfus çok olduğu için tercihe başvurmada sakınca görülmemiştir.
Müslüman Arapların oturduğu ve İtilaf devletlerince işgal edilen yerlerin geleceğinin belirlenmesi için,halkoyuna başvurulmalıdır.
İstanbul ve Çanakkale boğazları ile, Marmara denizi her türlü tehlikeden uzak tutulursa, boğazlar dünya ticaretine açılabilir.
* Wilson ilkelerinin boğazlarla ilgili hükmüne cevap
Azınlıkların hakları çevre ülkelerde Müslümanlara tanınan haklar oranında güvenlik altına alınacaktır.
Siyasi, adli ve mali gelişmemizi engelleyen sınırlamalara karşıyız. * Kapitülasyonları ret.
ÖNEMİ :
M.Kemal'in Ulusal bağımsızlık konusundaki düşünceleri Osmanlı Parlamentosu tarafından kabul edilmiştir.Böylece düşünceler yasallaşmıştır.
Ulusal sınırlar kesinleştirilmiştir.
Tam bir bağımsızlık bildirisidir.
Bildiri Osmanlı Mebusan meclisince kabul edilmiş, yaşama geçirilmesini TBMM sağlamıştır.
MİSAK-I MİLLİ'NİN İLANININ SONUÇLARI
İtilaf devletleri İstanbul Hükümetleri üzerinde, kararların geri alınması için baskıda bulundular.A.Rıza paşa ve Salih paşa kabineleri bu baskılara boyun eğmediler, İstifa ettirildiler.Damat Ferit Kabinesi kuruldu.
İtilaf devletleri İstanbul'u 16 Mart 1920 ' de fiili olarak işgal ettiler.
Osmanlı Mebusan Meclisini basıp, dağıttılar.*Amaç Milli iradeyi yok etmekti..* Ankara'da TBMM nin açılmasına yol açtı
Bazı mebuslar tutuklanıp, Malta'ya sürgüne gönderildiler.
Padişah ve hükümete dokunulmadı. * Amaç kendi çıkarları yönünde kullanmak.
İstanbul'dan Anadolu'ya çok sayıda katılım oldu.* Fevzi Çakmak gibi.
Ulusal mücadelenin haklılığını dünya'ya duyurmak amacıyla Anadolu Ajansı kuruldu.
M.KEMAL'İN İSTANBUL'UN İŞGALİNE KARŞI ALDIĞI TEDBİRLER
Anadolu?ya yönelik bir işgal hareketini önlemek için Geyve ve Ulukışla'da demiryolları tahrip edildi.
Anadolu'nun İstanbul ile haberleşmesi yasaklandı.
Anadolu'dan İstanbul'a gidecek her şeye el kondu.
Anadolu'daki bazı itilaf devletleri subayları tutuklandı.
Ankara,Afyon ve Eskişehir?den düşman askerleri uzaklaştırıldı.
Ankara'da yeni toplanacak meclis için seçimlerin yapılması duyuruldu.
TBMM'NİN AÇILMASI
(23 Nisan 1920)
Son Osmanlı Mebus an Meclisi'nin İtilaf Devletleri tarafından dağıtılması ile Türk ulusal iradesi yok edilmiş oluyordu. Ulus adına karar alıp uygulayacak bir kurula gereksinim vardı. Bu boşluğu yeni bir meclis dolduracaktı. Bu amaçla Mustafa Kemal in yayınladığı bildiri sonucu seçimlerin yapılabildiği yerlerde kazanan delegeler Ankara'da toplanmaya başladı. Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasıyla Anadolu'ya geçen eski milletvekilleri de yeni meclise katıldı. 23 Nisan 1920'de Meclis açıldı.
TBMM?nin Açılmasının Önemi:
Egemenliğin kaynağı değişmiş oldu, Padişahtan halka geçti.
Yönetim merkezi İstanbul?dan Ankara'ya geçti.
Temsil Heyeti'nin hukuksal varlığı sona ererken ulusal egemenliği savunan yeni bir devlet kurulmuş oluyordu.
TBMM?nin ilk hedefi ulusal bağımsızlık savaşını kazanmaktı.
Ulus egemenliğine dayanan yeni devletin çalışma yöntemlerini belirlemek için Mustafa Kemal 24 Nisan'da TBMM'ye bir önerge verdi.
Bu önergeye göre:
Hükümet kurmak zorunludur.
Geçici kaydıyla bir hükümet başkanı tanımak ya da padişah vekili atamak uygun değildir.
Mecliste beliren ulusal iradenin, yurt kaderine doğrudan doğruya el koymasını kabul etmek temel ilkedir.
TBMM?nin üstünde bir güç yoktur.
TBMM yasama, yürütme yetkilerini kendinde toplamıştır. Meclisten seçilecek ve vekil olarak görevlendirilecek bir kurul,
hükümet işlerine bakar Meclis Başkanı bu kurulun da başkanıdır.
Padişah ve halife baskı ve zordan kurtulduğu zaman meclisin düzenleyeceği yasaya uygun durumu alır.
TBMM bu önergeyi kabul etti. Böylece ; ulus egemenliğine dayanan yeni Türk devletinin temelleri atılmış oldu.
Mustafa Kemal meclis başkanlığına seçildi. 26Nisan 1920'de Sovyet Bolşevikleri île ilişki kuruldu.
29 Nisan 1920'de TBMM varlığına yönelik tehditleri önlemek için " Hiyanet-i Vataniye " Yasası çıkartıldı.
Onbir bakandan oluşan TBMM Hükümeti 2 Mayıs 1920'de kuruldu
I. TBMM 'nin Özellikleri:
23 Nisan 1920'de açılan I.TBMM, 1 Nisan 1923 tarihine Kadar görev yapmıştır. Çalışma süresince;
Olağanüstü yetkilere sahip kurucu meclis niteliğindedir.
Geçici başkan veya padişah vekili kabul etmemekle sürekliliğini ifade etmiştir.
Yasama ve yürütme yetkisini kendinde toplaması cumhuriyet yönetimine geçişin en kesin belirtisidir.
l. TBMM "Güçler birliği" ilkesine göre çalışmakla, hem yasaları çıkaran hem de yasaları bizzat uygulayan durumdaydı.
Meclise karşı ayaklanmaları önlemek amacıyla istiklal Mahkemeleri (11 Eylül 1920) kuruldu.
TBMM'nin bu çalışma yönteminin amacı devlet otoritesini gerçekleştirmeyi hedeflemesidir. Yaşanan ortam çabuk karar vermeyi ve verilen kararları derhal uygulamaya koymayı gerektiriyordu.
Ulusal birliğin sağlanması için vatanın kurtuluşunu ön planda tutmuş, padişahlık ve halifelik kurumlarına dokunmamıştır.
1) TEŞKİLAT-I ESASİYE (1921 Anayasası)
(20 Ocak 1921)
Yeni Türk devletinin ilk anayasası olan, 20 Ocak1921'de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye'nin özünü Mustafa Kemal'in 24 Nisan - 13 Eylül 1920'de TBMM'ye sunduğu bildiriler oluşturmuştur. Zaman ve birikim yokluğundan dolayı daha kapsamlısı yapılamadığından Teşkilat-ı Esasi maddeleri ile çelişmeyen Kanun-u Esasi maddeleri de yürürlükte kalmıştır.
Bu Anayasa'ya göre;
Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur.
Yasama, yürütme ve yargı yetkileri TBMM'ye aittir.
Meclis başkanı hükümetin de başkanıdır.
Şeriat hükümlerini uygulama görevi TBMM'ye verilmiştir.
Meclis Hükümeti sistemi geçerlidir.
Hükümet meclis tarafından denetlenir.
Seçimler 2 yılda bir yenilenir. Seçmen yaşı 18 dir.
Önemi:
Egemenliği Türk ulusuna veren ilk Türk anayasasıdır.
Güçler birliği ilkesini benimsemiştir.
Din meclis kontrolüne alınmış olup laik bir anayasa değildir.
Bireyin hak ve ödevlerine yer verilmemiştir.
TBMM'nin Açılmasına Karşı istanbul Hükümeti'nin Yaptığı Engellemeler:
Yurdun her yerinde TBMM'ye karşı ayaklanmalar çıkarıldı,
İtilaf Devletleri ile barış görüşmelerinin bir an önce yapılması sağlandı.
Şeyhülislamdan alınan ve düşman uçaklarıyla yurdun her taratma dağıtılan fetva ile Mustafa Kemal ve arkadaşları dinsiz ve vatan haini ilan edildi,
TBMM'nin halk üzerindeki otoritesini yok etmek için vergilerin affedildiği ve askerliğin kaldırıldığına dair propagandaya girişildi.
Damat Ferit, İstanbul'da kurduğu düzmece bir mahkemede Mustafa Kemal ve arkadaşlarını kendileri yokken (gıyabında) yargılayarak ölüm cezasına çarptırdı (24 Mayıs 1920).
2) TBMM'NİN AÇİLMASİNA KARŞI ÇIKAN AYAKLANMALAR
Bu ayaklanmalar doğrudan TBMM'ye ve onun kurduğu düzene bir tepki olarak ortaya çıkmıştır, istanbul Hükümeti ve ingiliz propagandaları,, savaştan bıkan Anadolu balkının bir tepkisi ve Kuva-i Milliye güçlerinin disiplinsiz davranışlarının sonucunda çıkmıştır.
Bu ayaklanmalar dört gruba ayrılır.
a- Doğrudan İstanbul Hükümeti'nin Çıkardığı Ayaklanmalar:
Bu grupta iki ayaklanma vardır ve Kuva-i Milliye güçleri tarafından bastırılmıştır. Bunlar;
Kuva-i İnzibatiye (Hilafet Ordusu)
Anzavur Ahmet Ayaklanması
Her ikisinin de amacı boğazların doğusunda Kuva-i Milliye güçlerinin ulaşamayacağı tampon bölge oluşturmaktır.
b- İstanbul Hükümeti ve İşgalci Güçlerin Birlikte Çıkardıkları Ayaklanmalar:
Halkın din duygularının sömürülmesi ve bölgesel çatışmaların körüklenmesi sonucu çıkan ayaklanmalardır. En yaygın olanıdır. Bu gruptaki ayaklanmalar;
- Adapazarı, Bolu, Düzce, Hendek, Yozgat, Af-
yon (Çopur Musa), Konya (Delibaş Mehmet), Urfa (Milli Aşiret)
c- Azınlıkların Çıkardığı Ayaklanmalar
Karmaşa ortamından yararlanılarak azınlıklarcabağımsızlık kazanmak ya da başka bir devletle bir-
leşmek amacıyla çıkarılmıştır. Örnek: Ermeni ve Pontusçu Rumların ayaklanmalarıdır.
d- Kuva-i Milliye Liderlerinin Ayaklanmaları
TBMM'nin otoritesi altına girmek istemeyen ve düzenli ordunun kuruluşuna karşı çıkan Kuva-i Mil-
liye güçlerinin çıkardığı ayaklanmalardır. Bunlara;
- Demirci Mehmet Efe ve Çerkez Ethem Ayaklanmaları örnek gösterilebilir.
3) TBMM'NİN AYAKLANMALARA KARŞI ALDIĞI ÖNLEMLER
Ayaklanmalar yalnızca düşmanın işine yaradı,oların ilerlemesini kolaylaştırdı. Bu nedenle TBMM varlığına yönelik bu tehdide karşı gerekli önlemleri aldı. Bu önlemler:
29 Nisan 1920'de Hiyanet-i Vataniye Yasası ( Vatana İhanet Edenler Kanunu )çıkardı.
İstiklal Mahkemeleri kurdu. ( 11 Eylül 1920 )
İstanbul Hükümeti ile tüm ilişkiler kesildi.
İstanbul'dan gelen her türlü evrak geri çevrilerek yaptığı her türlü işlem yok sayıldı.
* Böylece TBMM Osmanlı Saltanatını yok saymış oluyordu.
Şeyhülislam?ın fetvasına karşılık, Ankara Müftüsü Rıfat BÖREKÇİ başkanlığındaki kurula fetva hazırlattı.
Sevr Antlaşmasını tanımadığını duyurdu.Antlaşmayı imzalayanlar vatan haini ilan edildi.
SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)
Sevr I.Dünya Savaş'ını bitiren son antlaşmadır. Gecikmesinin nedenleri; itilaf Devletlerinin kendi aralarında Osmanlıyı paylaşamamaları, işgallere karşı Türk halkının direnmesidir.
İtilaf devletleri İtalya?nın San Remo kentinde bir konferans toplayarak barış antlaşmasının koşullarını
belirlediler. OsmanIı Devleti'ni barış konferansına davet ettiler
Paris'e giden heyet Sevr Antlaşmasi'nı imzaladı.
Antlaşmaya göre;
Istanbul, Osmanlı Devleti'nin başkenti olarak kalacak, antlaşma hükümlerine uyulmazsa elinden alınacaktır.
Boğazlar bütün devletlerin gemilerine açık olacak Türklerin hiç etkisi olmayan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecektir.
İzmir Türklerde kalacak; ancak egemenlik hakları Yunanlılara verilecektir.
Trakya'da Midye-Büyükçekmece hattının batısında kalan topraklar Yunanlılara verilecektir.
Adana, Malatya, Sivas dolaylarım birleştiren bölge ile Suriye ve Lübnan Fransa'ya verilecektir.
Doğu'da bağımsız Ermenistan Devleti kurulacaktır.
Kürtler ayrı bir devlet kurmak isterse ve Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilirse Osmanlı Devleti buna uyacaktır.
Antalya, Konya bölgeleri italyanların nüfuzu altına girecektir.
Arabistan ve Irak (Musul dahil) ingiltere'ye bırakılacaktır.
Oniki Ada İtalya'ya, diğer Ege adaları Yunanistan'a verilecektir.
Kapitülasyonlar her devlete tanınacak ve genişletilecektir.
Zorunlu askerlik olmayacak. Osmanlı ordusundaki asker sayışı 50.700'ü geçmeyecektir.
Azınlıklara Türklerden daha fazla haklar verilecek, Müslümanlardan azınlık oluşturulacaktır.
ÖNEMİ:
Türk ulusuna yaşam hakkı tanımayan ve Türk vatanının parçalanmasını öngören bir antlaşmadır.
Osmanlı Meclisince onaylanmadığı için Osmanlı anayasasına aykırıdır.
TBMM Antlaşmayı imzalayan ve onaylayanları vatan haini ilan etmiş ,antlaşmayı tanımadığını ilgili devletlere bildirmiştir.
Bu Mesaj 09-21-2007 07:43 AM değiştirilmiştir. Değiştiren... : sweet_blue.








Logged







